E-Bülten

Anket

  ORUÇLU KÖYÜ CAMİİ, ZEYTİNLİK MERKEZ CAMİİ, ZEYTİNLİK TÜRBELERİ, ORUÇLU KÖYÜ GÜMRÜK BİNASI, FERHATLI KÖPRÜSÜ VE BERTA KÖPRÜSÜ "ARTVİN BERTA KÖPRÜSÜ AÇIK HAVA KÜLTÜR VE SANAT GALERİSİ " ŞEKLİNDE PAKET OLARAK DÜZENLENSİN Mİ?

Hava Durumu

Döviz

1 $ = 3,65 TL
1 € = 4,31 TL
163174 Ziyaretçi

Berta/Ferhatlı Köprüleri & Kümbetler DANIŞTAY BAŞVURU DİLEKÇESİ

DANIŞTAY BAŞKANLIĞINA SUNULMAK ÜZERE

RİZE  İDARE  MAHKEMESİ  BAŞKANLIĞINA

Gönderilmek Üzere

İSTANBUL  NÖBETÇİ  İDARE MAHKEMESİ  BAŞKANLIĞINA

 

                                                                                                             Dosya E. No: 2011/739

                                                                                                                      K. No : 2012 / 736

 Temyiz Eden(Davacı)   : Zeki KURT

                                                 Beştelsiz Mah.Dr. Sadık Ahmet Cad. No: 25/4 

                                                 Zeytinburnu - İSTANBUL

 

DAVALI                              :  Kültür ve Turizm Bakanlığı    Ulus - ANKARA

 

Temyizin Konusu           :       Davalı idare,  tarihi eserlerin kurtarılması talebime tenezzül

                                                 etmeyerek  yasal süre içinde cevap vermemek suretiyle  sahibi

                                                 olup korumakla görevli olduğu eserlerin kurtarılması istemimi

                                                 zimnen ret etti. Artvin’de tescilli tarihi eserlerin kurtarılması 

                                                 istemi  Rize İdare Mahkemesinde  2011/739 E. Sayısı ile dava

                                                 açtım  Mahkeme 22.11.2012 tar.ve 2012/736  Karar sayısı ile

                                                 “Davanın reddine” Karar vermiştir

                                                          Artvin’ in Kültürü – Sanatı - Tarihinden tek yanlı mağdur

                                                edilmemesi istemi(feryadı) ile dava açmak zarureti hasıl oldu.

                                                          Sayın Mahkeme, Davalı İdarenin,  bizzat Müsteşar –

                                                Genel Müdür –Bakan imzalı 767 sayılı İLKE KARARINA,

                                                26.03.2012 de yapılan ihale ilanına, barajın 24.02.2012 de

                                                (fiilen açılış: 12.12.2012) tarihinde kapaklarının kapatılmasına,

                                                yasalara – medeniyete – kültüre- antetinde taşıdığı isme ters

                                                düşen, somut mesnetten yoksun, suçlayıcı, göçebe yapılı( kültür

                                                demiyorum) 13.02.2012 tar.B.06.0.BKM.0.040. 641.02-

                                                2012/42-32767 sayılı cevabı doğrultusunda; yeteri kadar

                                                inceleme ve araştırma yapmadan “Davanın Reddine” kararını 

                                                verdi, kanaatindeyim.

                                                            Bu kararın temyiz edilmesi mecburiyeti hasıl olduğundan

                                                   Yüce Danıştay’a  başvurmak zorunda kaldım.

       

Bildirim  Tarihi               :    17/01/2013

T.C. Kimlik No.              : 15583552396  

Açıklamalar  : Sayın Mahkeme, Davalı idarenin, mesnetsiz cevabı doğrultusunda  karar vermiştir(Ek:1).

                  Artvin’ in Kültürü – Sanatı - Tarihinden tek yanlı mağdur edilmemesi istemi(feryadı) ile dava açmak zarureti hasıl olunca, Davalı İdarenin aldığı - bizzat Müsteşar - Genel Müdür - Bakan imzalı 767 sayılı İLKE KARARINA, 26.03.2012 tarihinde yapılacak olan ihale ilanına, barajın 24.02.2012 (fiilen 12.12.2012) tarihinde kapaklarının kapatılmasına, yasalara–medeniyete –kültüre-bizzat antetinde taşıdığı isme ters düşen, somut mesnetten yoksun, göçebe yapılı( kültür demiyorum) 13.02.2012 tar.B.06.0.BKM.0.040.641.02-2012/42-32767sayılı cevabı doğrultusunda yeteri kadar inceleme ve araştırma yapılmadan, yerinde bilirkişi incelemesine gerek görülmeden   “Davanın Reddine” kararının verildiği kanaatindeyim.  Karar yasal dayanaklardan yoksundur. Şöyle ki,

 

                  A M A C I M    A S L A    B A R A J I   Ö N L E M E K     D E Ğ İ L D İ R.

 

                Bunun sorumlusu  1996 dan bu güne kadar adım atmayanlarındır.

                Kültür Bakanlığı bu yetkiyi Çevre ve Orman Bakanlığına(DSİ) vermiştir.

                DSİ’ de Kültür ve Tabiat Varlıkları için her yıl tahsisat ayırmıştır(Göstermelik)

                DSİ Baraja kendi genel müdürünün ismini (İ. DERİNER) ismi vermiştir.

                Yöreden Selçuklu, Saltuklu izleri silinmiştir.

                Artvin kültürü yok sayılmış, nasılsa başka yerde vardır size gerek yok denilmiştir.

         

                                                  - 2 -

  

               I -   Öncelikle neden  32 ayrı kurumu neden dava ettiğimi açıklamak istiyorum:

 

DAVALILAR: 1 – Kültür ve Turizm Bakanlığı(Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müd) ANKARA(Ek-2a)(Ek-5a)

a)  Kurullar Dairesi Başkanlığı   - ANKARA (Ek - 2a)

b)  Kazılar ve Araştırmalar Dairesi Başkanlığı - ANKARA(Ek - 2a)

c)  Restorasyon Dairesi Başkanlığı - ANKARA(Ek - 2a)

d)  Tespit Planlama ve Dünya Miras Alanları Dairesi Başkanlığı - ANKARA(Ek - 2a)

                           2 - Ulaştırma Bakanlığı(Karayolları  Genel Müdürlüğü )  - ANKARA

      - Karayolları Trabzon 10. Bölge Müdürlüğü – TRABZON

                                  3 -  Çevre Ve Orman Bakanlığı      -  ANKARA(Ek - 2a)(Ek – 5a)(Ek-8a)

a)  DSİ Genel Müdürlüğü      -  ANKARA(Ek - 2a)

                                             b)  Orman Genel Müdürlüğü -  ANKARA

                                             c)  Orman Bölge Müdürlüğü -  ARTVİN

                                             d)  DSİ  26. Bölge Müdürlüğü – ARTVİN

                                 4 -  Bayındırlık ve İmar Bakanlığı (Karayolları Genel Müdürlüğü )  - ANKARA

                                 5 -  Vakıflar Genel Müdürlüğü  - ANKARA(Ek - 2a)(Ek:- 5a)

                                 6 -  Diyanet İşleri Başkanlığı – ANKARA

                                                 -  Artvin Müftülüğü - ARTVİN  

                                 7 -  Elektrik İşleri Genel Müdürlüğü -ANKARA(Ek - 2a)

                                 8  - Artvin Valiliği   -  Artvin (Ek - 2a)

a)      İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü -  Artvin(Ek - 2a)                                                              

b)       Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü -  Artvin (Ek - 2a)

                                 9 – Artvin İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği  - Artvin(Ek - 2a)

                               10 – Artvin Belediye Başkanlığı  - Artvin(Ek - 2a)

                               11 -  Ardanuç Kaymakamlığı – Ardanuç - ARTVİN(Ek - 2a)

                               12 -  Ardanuç Belediye Başkanlığı – Ardanuç - ARTVİN(Ek - 2a)

                               13 -  Şavşat Kaymakamlığı     -  Şavşat  -  ARTVİN(Ek - 2a)

                               14 -  Yusufeli Kaymakamlığı  -  Yusufeli -ARTVİN(Ek - 2a)

 

                                        BİLİM  KOMİSYONUNA ÜYE VEREN ÜNİVERSİTE VE  ÜYELERİ 

              15 – Gazi Üniversitesi(Mimarlık Fakültesi;Prof .Dr. Ali İhsan ÜNAY ) - ANKARA

              16 -Ankara Üniversitesi(Başkent Meslek Yüksek Okulu-Doç.Dr. Bekir ESKİCİ)-ANKARA

              17 – Batman Üniversitesi Rektörlüğü (Yrd. Doç. Dr. Osman AYTEKİN) - BATMAN

              18 – Karadeniz Üniversitesi(Mimarlık Fakültesi-Yrd.Doç.Dr.Hamiyet ÖZEN) – TRABZON

              19 – Çoruh Üniversitesi (Orman Fakültesi Peyzaj Planlama ve Tasarım Bölümü-Yrd.Doç.Dr. Zehra EMİNAĞAOĞLU) 

              20 -  Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu (Müdürü:Arkeolog Lokman  KEMALOĞLU)

 

             Yukarıdaki kurumların hepsi konu ile ilgili ve taraf oldukları için karar safhalarında  bilgilendirilmişler veya  doğrudan karar alınırken bizzat bulunmuşlardır.

             Herhangi bir kurum İTİRAZ etse, AZLIK OYU kullansa veya ŞERH koysa idi, bu karar alınamazdı. NASIL Kİ ZEYTİNLİK KÖYÜ CAMİİ 2 AY İÇİNDE SON TAŞINA KADAR KURTARILDI, DİĞERLERİ DE KURTARILABİLİRDİ.

             Bazılarına da özellikle yanlış bilgi verilerek imzalarının alındığı kanaatindeyim. Nitekim görüştüğüm Artvin Valiliği ve Artvin Belediyesinin İMZA ATAN  TEMSİLCİLERİ “ Berta Köprüsünü kurtaracağız” diye imza attıklarını ifade etmişlerdir.

             Kaldı ki, bu kişiler Artvin kültürünü ne kadar temsil etmekte ne kadar konuya vakıf ve duyarlıdırlar. Kararların tümü ast - üst ilişkisi ile karar alınmıştır. Örneğin hiçbir karar için SİVİL TOPLUM KURULUŞU ÇAĞRILMAMIŞ, görüşü alınmamıştır. Komisyon üyeleri de meslek kuruluşlarından değil, Üniversitelerden ATANMIŞLARDAN oluşturulmuştur.

              Vergi Dairelerindeki  Takdir Komisyonu kriterleri dahi uygulanmamıştır.                             

            

      II -  KURT,  KUZUYU YEMEYİ KAFASINA 1996 DA KOYMUŞ ,

 

             Davalı idare savunmasındaki 08.03.1996 Gün ve 2410 Sayılı Kararı  2. paragrafın sonu aynen:

 

 

                                                      - 3 -

     

       “ ... orijinal yapı elemanlarının sökülerek saklanmasına,”

             gözlüğü ile bakan bakanlık için bundan sonrası göz kapalı, kulak sağır. 

             Yine çıkmayan candan ümit var, Şöyle ki,  

             Davalı İdarenin cevaplarımız bölümünün ilk paragrafında “ ..Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne  20.06.2011 tarih ve 121663 sayılı başvurunun ...” ,

    49. paragrafta (6. sayfanın sondan 3. ) “Konuya ilişkin olarak Kültür Varlıkları ve

Müzeler Genel Müdürlüğünce 20.09.2011 tarih ve 192326 Sayılı yazı ile başvuru sahibi Zeki KURT’ a bilgi verilmiştir”  denilmektedir. 

             Davalı idarece yazı 3 ay sonra ancak yazılmıştır. 60 gün içinde cevap verme yükümlülüğü yerine getirilmediğinin itirafıdır.

 

       III - Artvin Kökenli Vakıf, Dernek, STK ve vatandaşların talepleri yönündeki imzaları yok sayılmıştır.

               Bu tarihi eserlerin su altında kalmasına seyirci kalınmıştır. Buna karşılık Davalı İdare, Şavşat Cevizli(Tbet) Kilisesi ile ilgili olarak e posta ile yapılan başvuru üzerine harekete geçmiş, adeta alarm vermiştir.

      Kilise de yöre kültürünün bir parçasıdır. Kurtarılmasın demiyorum. Kurtarılsın.

Ancak emsaller arasında ayırım yapılması, görmezden gelinmesi sahip çıkılmamasının kabulü mümkün değildir.  

              Ulaştırma Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü, Çevre ve Orman Bakanlığı;  Berta Köprüsü ve Ferhatlı Köprüsü ulaşım ağı dışında kalınca onun sahibi olma hakkını kaybetmişlerdir. O artık tarihin, kültürün ve medeniyetin bir parmak ucudur, parmak damgasıdır, ıslak mührüdür. Korunması için Kültür Turizm Bakanlığı, Müzeler Genel Müdürlüğü ve Unesko’nun ortak mirası listesine re’sen girmiştir. Bu kurumların ve bilhassa Türkiye Cumhuriyetinin görevlerinden kaçma hakkı yoktur. Bunların üç vardiya çalışılarak korunması ve gelecek nesillere aktarılması için görev ve görevliler vardır. Davalı idare bunu başkasından beklemesin. 

           1968 yılındaki BÜYÜK SEL FELAKETİNİN YAPAMADIĞINI bizim idarelerimiz üstelik gözümüzün önünde yapmışlardır.

          Dava yasal süre içinde açılmıştır. Yasal prosedürlere uyulmuştur. Bunun değerlendirmesini sayın Mahkeme yapmıştır.    

  

          IV  –   Kendisine bu eserlerle ilgili olarak Kültür Bakanlığınca yetki verilen      DSİ. 26. Bölge Müdürlüğü tarafından 26.03.2012 günü yapılacak olan aşağıdaki ihale ilanı,   E.KAP  Sitesinden alınmıştır:

             Kültür Ve Tabiat Varlıklarının Korunması (Artvin; Zeytinlik Köyü Camii, Oruçlu Köyü Camii, Aşağı Türbe, Gümrük Binası Yeniden Yapımı, Berta Ve Avcılar Köyü Tarihi Köprülerinin Yerinde Korunması) Yaptırılacaktır

 

İhale No: *******

İhale Durumu : Aktif İhale

İhale Tarihi:   ******* 

KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARININ KORUNMASI (ARTVİN; ZEYTİNLİK KÖYÜ CAMİİ, ORUÇLU KÖYÜ CAMİİ, AŞAĞI TÜRBE, GÜMRÜK BİNASI YENİDEN YAPIMI, BERTA VE AVCILAR KÖYÜ TARİHİ KÖPRÜLERİNİN YERİNDE KORUNMASI) YAPTIRILACAKTIR

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI Devlet Su İşleri 26.Bölge Müdürlüğü-Artvin

Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunması (Artvin; Zeytinlik Köyü Camii, Oruçlu Köyü Camii, Aşağı Türbe, Gümrük Binası Yeniden Yapımı, Berta ve Avcılar Köyü Tarihi Köprülerinin Yerinde Korunması) yapım işi 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır.

İhale Kayıt Numarası

:

2012/23507

 1-İdarenin  

a) Adresi

:

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI Devlet Su İşleri 26.Bölge Müdürlüğü

 Salkımlı Köyü Mevkii 08000 Merkez-Artvin

b) Telefon ve faks numarası

:

4662382502 – 4662382437

c) Elektronik Posta Adresi

:

dsi26@dsi.gov.tr

ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi

:

https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/

2-İhale konusu yapım işinin

a) Niteliği, türü ve miktarı

:

İhalenin niteliği, türü ve miktarına ilişkin ayrıntılı bilgiye EKAP'ta (Elektronik Kamu Alımları Platformu) yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.

b) Yapılacağı yer

:

ARTVİN İLİ.

c) İşe başlama tarihi

:

Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 10 gün içinde
yer teslimi yapılarak işe başlanacaktır.

ç) İşin süresi

:

Yer tesliminden itibaren 365 (Üçyüzaltmışbeş) takvim günüdür.

3- İhalenin

a) Yapılacağı yer

:

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI Devlet Su İşleri 26.Bölge Müdürlüğü Salkımlı Köyü Mevkii 08000 Merkez-Artvin

b) Tarihi ve saati

:

26.03.2012 - 10:00

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DSİ Genel Müdürlüğü

Bundan anlaşıldığı kadarı ile bu tescilli tarihi eserlerin  ihalesi  için yeteri kadar para ayrılmış  olup,  itirafı ile kendilerince önemli kısımlarını alarak korunması  düşünülen       “ ... orijinal yapı elemanlarının sökülerek saklanmasına;”  kararı masa başında verilen karar olup yerinde inceleme gereği görülmemiştir.

 

Görüldüğü üzere eserin sahibi her ne kadar Kültür ve Turizm Bakanlığı ise de bunlar ile ilgili tüm kararlar DSİ  dolayısıyla Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından verilmekte ve uygulanmaktadır.  SAYIN MAHKEME BU KONUYU İNCELEMEMİŞTİR.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                                                   

 

                                                           - 5 -

V -  ESERLERLE İLGİLİ KISA BİLGİLER VERMEK İSTİYORUM  :

    

1 – FERHATLI KÖPRÜSÜ

      10. Yüzyıl yapımı Ferhatlı  KÖPRÜSÜ dağa taşa biçim veren ustalıklar gibi, her şey ve herkes gibi  suların altında kalacağı günü bekliyor.

 

        Ulaştırma Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü’ nün 25.02.2008 tarih ve B.11.1.TCK.0.16.04/61-532.10-0103  Sayılı Kararı :

 

       “... tarihi yanıltmamak amacıyla söz konusu köprülerin ve bölgedeki baraj gölü suları altında kalacak olan diğer tarihi köprülerin de TAŞINMASI YERİNE EKONOMİK ÖMRÜNÜ TAMAMLAMASIYLA birlikte yeniden GÜN IŞIĞINA ÇIKABİLECEĞİ düşünülerek bulundukları ortamda kalarak korunmalarının daha uygun olacağı düşünülmektedir”   ile İDAM HÜKMÜ VERİLMİŞTİR.          

 

        Herkesin merak ettiği

 

       Köprülerdeki birbirinden farklı renkteki kesme taşlar hadisesinin izahı:

       

         Bunların bir kısmı yağmura dayanıklı, diğer bir kısmı ise güneşe mukavemetli olarak dizayn edilirmiş. Meğerse, yaz ve kış aylarına göre farklı genleşme yapılarıyla, mimarının yanı sıra bir mühendislik harikası olarak görenleri hayrete düşürmektedir.  

 

ÜZERİ ADANA ÇİMENTO İLE SIVANARAK SU ALTINDA BIRAKILMIŞTIR

 

 

 

 

                                                       - 6 -

           

2  - BERTA KÖPRÜSÜ :

10.Yüzyıl yapımı Ferhatlı Kalesi, 16.Yüzyıl yapımı üç kemerli, kesme taştan Berta ve Soğanlı Köprüsü, Selçuklu kümbetleri,1856 yapımı Zeytinlik Merkez Camii, yüzyıllık Oruçlu camii, köylerdeki yerel mimari örneği ahşap evler, evlerin içindeki yaşantılar, dağa taşa biçim veren ustalıklar gibi, her şey ve herkes gibi gümrük binası da suların altında kalacağı günü bekliyor.

http://www.karalahana.com/karadeniz/coruh-havzasi-gelisme-plani.htm

Köprülerdeki birbirinden farklı renkteki kesme taşlar hadisesinin izahı:

         Bunların bir kısmı yağmura dayanıklı, diğer bir kısmı ise güneşe mukavemetli olarak dizayn edilirmiş. Meğerse, yaz ve kış aylarına göre farklı genleşme yapılarıyla, mimarının yanı sıra bir mühendislik harikası olarak görenleri hayrete düşürmektedir.  



Ulaştırma Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü’ nün 25.02.2008 tarih ve B.11.1.TCK. 0. 16.04/61-532.10-0103  Sayılı Kararı :        “... tarihi yanıltmamak amacıyla söz konusu köprülerin ve bölgedeki baraj gölü suları  altında kalacak olan diğer tarihi köprülerin de TAŞINMASI YERİNE EKONOMİK ÖMRÜNÜ TAMAMLAMASIYLA birlikte yeniden GÜN IŞIĞINA ÇIKABİLECEĞİ düşünülerek bulundukları ortamda kalarak korunmalarının daha uygun olacağı düşünülmektedir”   ile İDAM HÜKMÜ VERİLMİŞTİR.

 

-          7 –

BERTA KÖPRÜSÜ – YOK OLAN TARİH !!

 

BİR TARİHİN KATLEDİLMESİ ADINA KÜÇÜK BİR TANIKLIK HİKAYESİ…

 

2007 yılı’ nın Temmuz sonlarıydı galiba. Sıcak ve tozlu bir yaz sabahıydı. İstanbul’ dan çıkalı neredeyse 24 saat olmuş yorgunluktan bitmiştik. Artvin’ e yaklaştıkça her zamanki gibi heyecanımızın artması ve memleket özlemi bir nebzede olsa almıştı yorgunluğumuzu. Herkesin keyfi yerine gelmişti. Hayallerde Şavşat canlanmıştı bile: Ormanın yeşiliyle gökyüzünün mavisi arasına sıkışmış, ressamların elinden çıkmışçasına ihtişamlı bir tabiat harikası.

Artvin Köprüsü’ ünden Şavşat’ a doğru gitmeye çalışırken Deriner Barajı inşaatı dolayısıyla kartal yuvası gibi dağların tepelerin yamacına yapılmış, yılan gibi kıvrılan ve arka arkaya gelen virajları dönerek önce tepelere tırmanıyoruz, arkasından inmeye başlıyoruz. En az çıkışı kadar zor bir iniş macerasından sonra rahatlıyoruz. Artık Çoruh’ u besleyen kollardan biri olan BERTA Suyu vadisinin dibindeyiz. Bu noktadan sonra yolumuz direk vadinin içinden Şavşat’ a doğru gidiyor. Yaklaştık artık memlekete az kaldı ha gayret. .

Şavşat yoluna düştüğümüzde hemen yolun başlangıcında dere üzerinde tarihi BERTA KÖPRÜSÜ’ nü gözümüz arıyor. O bölgenin birçok tarihi yapısından birisi bu köprü.  Üzerinde kitabesi bulunmayan köprünün kesin olarak hangi tarihte inşa edildiği bilinmemekle birlikte tarihçilerin tahminlerine göre 1878 ‘ de Artvin’ in Rus’ lara terk edilmesinden önce stratejik öneminden dolayı Osmanlı’ lar tarafından yapıldığı düşünülmektedir. 

Mutluyuz, huzurluyuz, keyifliyiz. Ta ki o ana kadar. Gördüğümüz manzaradan sonra herkeste kısa süreli bir şaşkınlık ve sessizlik.  Ne olup bittiğini anlamaya çalışıyoruz. Manzara aynen şöyle;  tarihi BERTA KÖPRÜSÜ’ nün yaklaşık 300-400m üstünde yol çalışması yapan bir inşaat makinesi yol‘ u kazıyor ve düzeltmeler yapıyor. Bu esnada çıkan hafriyat, taş, kaya ne varsa hepsini dere yatağına doğru yuvarlıyor. 

Tabi ki bütün bu taş ve toprak direkt köprü’ nün üzerine yüksekten düşmeleri nedeniyle şiddetli bir şekilde çarpıyor ve ciddi zararlar veriyor.  Bir süre bu manzarayı böyle izledikten sonra sessizlik bozuluyor. İlk yorumu kardeşim yapıyor: Yok canım” diyor. “Bu kadar da olmaz, kesin yanlışlık var bu işte. Bile bile tarihi bir taş köprüye bunu yapmazlar herhalde” Arkasından eşim yorum yapıyor: “ Yok yok kesin yanlışlık var. İnşaat makinesini kullanan operatör ‘ ün dikkatsizliği bu. Bilerek yapmamıştır” Aradan geçen 10 dk.’ lık süre zarfında ben herhangi bir yorum yapmadım. Sadece görmüş olduğunuz fotoğrafları çektim içim kan ağlayarak. Ve izledim sadece. Gerçekler bir tokat gibi suratımda patlamıştı adeta. Aslında hepimiz gerçeğin ne olduğunu anlamıştık ama yaptığımız yorumlarla kendi kendimizi kandırıyorduk.  Neydi gerçekler? Gerçekler şuydu:  Kimsenin köprüyü, tarihi, atayı, dedeyi geçmişi falan umursadığı yoktu ne yazık ki. O kadar umursamıyorlardı ki bırakın bir karayolları yetkilisinin orada bulunmasını, çalışma yapan inşaat makinesi orada tekti ve istediği her şeyi yapmakta özgürdü. Kimse ona “aşağıda tarihi bir köprü var, ona göre çalış ve dikkat et ” dememişti ve operatörün çalışmasını denetlemeye dahi tenezzül etmemişti.

              Bir süre daha bu acı manzarayı izledikten sonra içimiz acı ve öfke dolu oradan uzaklaştık BERTA KÖPRÜSÜ‘nü geride bırakarak. Elimizden bir şey gelmediği için kahrolduk. Annesinden ayrılan bir çocuğun kimsesizliği ve çaresizliği vardı üzerinde. Dili olsa “kurtarın” beni diye bağıracaktı belki arkamızdan. Ve gerçekten düşünebilseydi ne düşünürdü acaba? Yılların yıkamadığı ve nice sevenleri dere’ nin iki ucuna köprü kurup kavuşturan o yaşlı yapı;   rüzgarların, suyun ve üzerinden gelip geçen nice insanların yıpratamadığı o taş gövde şimdi kim tarafından yıkılmaktaydı? 

Bu sorunu cevabı ne kadar acı değil mi?

Ve aradan yıllar geçti. Daha sonra “Yetkili” lerden öğrendik ki  “zaten köprü Deriner Barajı’nın suları altında kalacakmış”!!  Çoktan feda edilmiş yani. Asıl vahim olanı ise kişisel çabalarıyla köprüyü kurtarmaya çalışan(başka bir yere taşınması ile ilgili hukuki mücadele devam etmektedir) insanlara devlet yetkilisinin verdiği cevaptır.” Merak etmeyin siz  bu köprü suyun altında dışarıdan daha iyi korunur!!!”

 Sözün bittiği yer..Başka ne söylenebilir?

 

BERTA KÖPRÜSÜ’ NÜN YERİNDEN SÖKÜLEREK BAŞKA BİR BÖLGEYE TAŞINMASI‘NIN TEKNİK ANALİZİ

 

Yukarıda değindiğimiz gibi “köprünün kurtarılması” için düşünülen köprünün başka bir yere taşınması düşüncesini çok detaya girmeden analiz etmeye çalıştım.

Öncelikli olarak köprünün ölçülerine göre yaklaşık ağırlığını hesaplayalım. Köprü inşaatında kullanılan tüm taşların dolu olduğunu düşünürsek eğer(içinde boşluk yoksa) yaklaşık ağırlığı 4.500 ile 5.000 ton arasında çıkmaktadır. Buna karşılık aldığım bazı duyumlara göre köprünün içinin boş olduğu söylenmektedir. Boşluk oranını şu anda hesaplama imkanımız olmadığına göre yine tahminlerden yola çıkarsak gövdenin içinin belli miktarda boş olması yaklaşık olarak %50’ lik bir kısma tekabül eder. Bu durumda köprü ağırlığının yaklaşık olarak  2.500-3.000 ton civarında olduğunu söyleyebiliriz.

Köprünün yaklaşık tonajını belirledikten sonra ikinci aşamada ise Türkiye’ de mevcut olan en yüksek kapasiteli Teleskobik Vinç’ leri araştırdım. Araştırmamın sonucuna göre şu anda Türkiye’ deki en büyük kapasiteli Teleskobik Vinç 800 ton kapasiteli olup İstanbul’ da bir firmada bulunmakta ve istenildiğinde kiralama yöntemiyle kullanılabilmektedir. Bu vinç ile ilgili montaj resmi ve yük kaldırma grafiği aşağıda verilmiştir.(Bknz. Şekil-1)

Bu firma aynı zamanda istenirse taşıma için TIR’ da temin edebilmektedir(Bknz. Şekil-3) 



              Şekil-1 ) 800 TON KAPASİTELİ TELESKOBİK VİNÇ İÇİN MONTAJ RESMİ VE YÜK KALDIRMA YÜKSEKLİĞİ GRAFİĞİ

 

Üçüncü aşamada köprüyü kaç parçaya bölerek yerinden çıkaracağımızı düşünelim. Vinc’ imizin max. tonajı 800 ton ve köprünün yaklaşık olarak ağırlığı 3.000 ton civarında olduğuna göre köprüyü 4 parça olarak kesmek şu anda uygun gibi görünmektedir(Kesim noktalarının köprü gözlerine denk gelmesi durumunda yapının tahminlerden daha çok hasara uğrayacağı düşünülerek bu bölgeleri atlayarak kesim yapılması daha uygun olabilir. Bu durumda kesim noktası daha fazla çıkmaktadır. Aşağıdaki fotoğrafta köprü resmi üzerinde tahmini  kesim noktaları işaretlenmiştir)Bknz. Şekil-2


Şekil-2 ) BERTA KÖPRÜ’SÜ ÜZERİNDEKİ TAHMİNİ KESİM NOKTALARI

 

KESME ve YÜKLEME AŞAMASI

 

Dördüncü aşamadaki problemimiz ise bu tarihi yapıya zarar vermeden nasıl keseceğimizdir. Başlangıçta bu işlem çok zor gibi görünse de

         şu anki teknolojik imkanlarla hiç de zor değildir.

 

Bu kesme işleminin en yakın zamandaki örnek uygulaması Kars’ daki “İnsanlık Heykeli” nin kesilerek yıkılması projesidir. Bu heykel, günümüzün beton teknolojisi kullanılarak yapılan mukavemeti yüksek çok sert bir beton yapıydı.  Bu yapı en üst noktadan itibaren parça parça ELMAS UÇLU TESTERE ile kesilerek vinç ile yere indirildi ve başka bir yere nakil edildi.

 

          Köprünün taşları ise eski olması nedeniyle kesinlikle heykelden daha yumuşaktır ve kesimi daha kolaydır. Sonuç olarak Kars Heykeli’

nin kesim teknolojisi kullanılarak bu köprü zarar vermeden çok rahat

 

 

                                                   - 11 -

 

bir şekilde kesilerek yerinden çıkarılabilir ve uygun ölçülerdeki tır’ lara vinç ile yüklenerek istenilen yere taşınabilir(Bknz. Şekil-3)




Şekil-3 )ÖRNEK VİNÇ UYGULAMASI(KALDIRMA VE TIR’ A YÜKLEME AŞAMASI) 

 

 

SONUÇ OLARAK söyleyebiliriz ki şu anda BERTA KÖPRÜSÜ’ nün Baraj Bölgesi’ nin dışına taşınması düşüncesi kesinlikle bir hayal olmayıp, teknik olarak hiçbir problem’ i barındırmayan çok mantıklı bir projedir.Ve bu projeyi başından sonuna kadar uygulayacak inşaat firmaları Türkiye’ de mevcuttur. Bu projenin en yakın muadili örneği ise  yukarıda değindiğim gibi KARS HEYKELİ SÖKÜM İŞİ’ dir. Üstelik bu heykelin söküm işi BERTA PROJESİ’ inden daha zor bir proje idi.

      SON SÖZ: Bu tarihi eserler hepimizin , sahip çıkalım. Yoksa çocuklarımıza gösterecek bir şeyimiz kalmayacak. Unutmayalım ki geçmişte yaptığımız hatalardan dolayı batılı tarihçilerin ülkemizden çaldıkları tarihi eserlerimizi şu anda Amerika’ daki ve Avrupa’ daki müzelerden topluyoruz daha doğrusu toplamaya çalışıyoruz. Ne acı bir  durumdur ki devlet yetkililerimiz  bu olaylardan ders çıkarmak bir yana şu anda elimizdeki eserleri korumak için yeterince duyarlı davranmıyor.

                Sadece bir avuç insanın verdiği kişisel mücadele ile bu işi yapmak gerçekten zor…

                                                                                                             Barış ARİFOĞLU

                                                                                                            Makine Mühendisi

                                                 PULS ELEKTRONİK MAKİNA SANAYİİ LTD.ŞTİ.

Kaynak : 08 Artvin Dergisi                                                      Yurt İçi Satış Müdürü

 

 

2009 yılından beri Yetkililere sürekli olarak afiş, pankart, kürsü ve TV’ den sürekli seslendim :

BU ÇALIŞMA BARAJI DEĞİL; İNTİZARI, TARİHİN YARGILAMASINI ÖNLEMEYİ AMAÇLAMAKTADIR.

TARİHİN YARGILAMASINDAN KURTULMAYA ONLARIN DEĞİL          BİZİM İHTİYACIMIZ VARDIR.

 

                                    - 12 -

İŞ YAPIYOR GÖZÜKENLERDEN BIKTIK.

M A K E T      İ L E    K İ M S E Y İ   O Y A L A M A Y I N

BU ARTVİN İNSANINA, KÜLTÜRE, YAPAN USTALARA, TÜYÜ BİTMEMİŞ KÜLTÜR DOSTLARINA (en hafif ifade ile), DÜNYA KÜLTÜR MİRASINA SAYGISIZLIKTIR...

 

AHTAMAR KİLİSESİ, SÜMELA MANASTIRI VE HASANKEYF' E PARA YAĞDIRIP ARTVİN'E MAKET ÖNERMEYİ   İZAH EDEMEZSİNİZ. 

USTASI KALMAYAN, YAPACAK USTAYI DA YETİŞTİREMEYEN  SANAT TARİHİBU TARZ KEMERLİ KÖPRÜ VE KÜMBETLERİ BİR DAHA YAPAMAYACAK  ;

 

          ATA   YADIGARI -  DEDE   MİRASI

E  S  E  R                                                                 MEZARA GÖMEN       

SELÇUKLU :  BERTA KÖPRÜSÜ VE FERHATLI KÖPRÜSÜ       T.C.

SALTUKLU : ZEYTİNLİK KÖYÜ AŞAĞI VE YUKARI KÜMBETLERİ            T.C.

OSMANLI:ZEYTİNLİK MERKEZ - ORUÇLU CAMİLERİ, GÜMRÜK BİNASI   T.C.           

                                       ORUÇLU KÖYÜNDEKİ 900 YILLIK ÇINAR     T.C.

 

01 MART 2012’ DE

                                                                BİLİM KOMİSYONU KARARI ;

VALİLİK,BELEDİYELER,ANITLAR KURULU-KÜLTÜR BAKANLIĞININ  ONAYI ,

“MAKETLERİ YAPILARAK” ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞINCA  DSİ eliyle, 

“ EN İYİ KORUMA SU ALTINDA KORUMADIR”  GEREKÇESİ ile

EBEDİYEN ÇAMURA GÖMÜLECEK, YAPAN USTA ANILMAYACAKTIR.

 

BU TEKERLEK TÜMSEKTE KALMAZ  - KANAYAN YARA AÇMAYIN

MÜZESİ OLMAYAN TEK İL OLAN ARTVİN’DE

HALK SUSUYORSA ASALETİNDENDİR

HALK  UMUDUNU  VE DEVLETE GÜVENİNİ HALEN TAŞIMAKTADIR

BUNLAR  İKAMESİ OLMAYAN ORTAK KÜLTÜR MİRASLARIMIZDIR.

 

NE Mİ İSTİYORUZ :

 

HASANKEYF,AHTAMAR, SÜMELA’YA GÖSTERİLEN İLGİ VE MASRAFIN  BİNDE 1’ İNİ VE BÜTÇEYE 1996 DAN BERİ KONAN   1.870.000.- TL yı

B Ö Y L E   B İ L İ N E




12 Haziran 2011 Seçimleri öncesinde  Berta Köprüsüne yukarıdaki afişi astım, 6 ay boyunca asılı kaldı. Artvin’deki tüm parti aday  ve yöneticileri 1 ay boyunca orada bulunduğum süre içinde ziyaret ettiler ve çözüme yardımcı olacaklarını söylediler.

 

“BU KÖPRÜ BİLDİĞİN KÖPRÜ DEĞİLDİR,

HER TAŞI ECDADIN MİRASIDIR BİL.

BU KÖPRÜ BURAYA KOLAY GELMEDİ,

BİR KAÇ KAHRAMANIN ÇABASIDIR, BİL..

 

3 – 4  Zeytinlik Türbeleri:

           Artvin merkeze bağlı Zeytinlik Köyü karşısında Çoruh Nehri kenarında geliri derin köy camisine ait vakıf arazisinde bulunmakta olup 500 metre aralıkla birbirine benzer iki yapıdan oluşmaktadır. Yapılar kare tabanlı olup tuğla , kireç ve taş kullanılarak inşaa edilmişlerdir. Hangi tarihte inşa edildikleri tam olarak belirlenememekle birlikte 13. yüz yılda kısmen yöreye hakim olan Saltuklular tarafından inşa edildikleri tahmin edilmektedir. Her ikisinin için de krip taşı ve mihrabı bulunmaktadır.

 Aşağı Türbe

From Artvin Ansiklopedisi

Jump to: navigation, search

 Artvin Zeytinlik (Sirya) Aşağı Türbe



Aşağı Türbe, Artvin merkeze bağlı Zeytinlik (eski adı Sirya) köyünde yer alan iki tarihî türbeden birisidir. Türbe, Zeytinlik köyünün karşısında, Çoruh Nehri’nin kıyısındaki zeytinliğin kenarında inşa edilmiştir. Altta kriptası olmak üzere tek kattan meydana gelen türbe, dıştan 7.90x7.82 m ölçüsünde kare plana sahiptir.

Türbe üstünde ya da kayıtlara geçen herhangi bir kitâbesi bulunmamaktadır. Kitâbesi bulun-madığından kimler tarafından ve hangi tarihte inşa edildiği kesin olarak bilinmemektedir. Ancak yöre halkının nesilden nesile ulaştırdığı bilgiye göre, Selçuklular ile o dönemde çevre-ye hakim olan Gürcüler arasında bu mevkide bir çatışma olduğu ve bu esnada şehit düşen iki Müslüman komutan için daha sonra bu türbe ve Yukarı Türbe’nin yaptırıldığı kabul edilmek-tedir. Bu bilgilerin yanı sıra türbede kullanılan malzeme, teknik, plan ve strüktür özellikleri yönünden Selçuklu türbelerine olan benzerlikleri de dikkate alındığında, yapı, muhtemelen 13. yüzyılda yöreye kısmen hakim olan Saltuklular tarafından yaptırılmış olmalıdır.                                                   

Artvin çevresinde Selçuklu yerleşmesine tanıklık etmesi açısından önem taşıyan türbe, günümüzde ot yığınlarının konulduğu samanlık olarak kullanıl-maktadır. Türbenin düzgün

                                                            - 14 -

kesme taş kaplamaları, 1857 yılında inşa edilen Zeytinlik Merkez Camisi’nde kullanılmak üzere tümüyle sökülmüştür. Yapı yine de ayaktadır.

Türbe dıştan kubbe örtüye sahiptir. Kuzey yönden giriş sağlanan türbenin iç mekânı 6.15x6.16 m ölçüsünde kare plana sahiptir. Mekânın tam ortasının tabanında 2.15 m eninde doğu-batı doğrultusunda duvardan duvara devam eden dikdörtgen planlı kriptası bulunmaktadır. Kısmen tahrip olan kriptanın içi moloz taşla   dolmuş olup beşik tonoz örtüsü iç mekânın taban döşemesi bozulduğundan, orta yerde bombeli olarak durmaktadır. Türbenin içerisi beş adet pencere ile aydınlatılmıştır.

Cephelerinde ve iç mekânda herhangi bir süslemesi yoktur. Ancak Zeytinlik Camii’nin  cephelerine devşirme malzeme olarak yerleştirilen yıldız ve geometrik şekilli taş süslemeler muhtemelen buradan götürülmüştür. Cephe duvarları yaklaşık 90 cm kalınlığında dolgu duvar tekniğinde, kireç harçla örülmüştür. Cephe kaplamalarının tümüyle düzgün kesme taş olduğu, Zeytinlik Camii’ne götürülen ve burada kullanılan malzemeden anlaşılmaktadır. Kubbesi tuğladandır.                          bibl: Osman Aytekin; Ortaçağdan Osmanlı Dönemi Sonuna Kadar Artvin’deki Mimarî Eserler, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, 1999 Retrieved from "http://www.artvinansiklopedisi.com/index.php/A%C5%9Fa%C4%9F%C4%B1_T%C3%BCrbe

Görüldüğü üzere hiçbir işlem yapılmadan su altına terk edilmiştir.

Yukarı Türbe (Kümbet)








      Cami, kitabesine göre Hicri 1272 (M.1857) tarihinde Saliha Hanım tarafından yaptırılmıştır. Kuzey yönündeki rüzgarla yıkılan ve aynı zamanda minare olarak da kullanıldığı söylenen Çınarın ardından, yaklaşık 20 yıl önce Kuzeydoğu köşesine bugünkü minare eklenmiştir. Yakın zamanda herhangi bir onarım görmeyen yapı, orjinalliğini muhafaza ederek işlevini sürdürmektedir. Artvin merkez Zeytinlik Köyünde bulunmaktadır. 




Bugüne kadar ciddi bir onarım görmeyen cami, hala dimdik ayaktadır ve özgünlüğünü korumaktadır. Caminin kapı formu ve ağaç süslemeleri, caminin büyük özenle yapıldığını göstermektedir.

ZEYTİNLİK KÖYÜ CAMİİ SON TAŞINA KADAR KURTARILMIŞTIR.

 

 

6 - ORUÇLU KÖYÜ CAMİİ : Oruçlu Camii                                   Hicri 1325 (M.1907) tarihinde Ali Hamza oğlu İsmail Çoruh tarafından yaptırılmıştır. Cami halen tamirat geçirmeden işlevini sürdürmektedir.

         Artvin'in merkezine bağlı Oruçlu Köyü'nün camisi tarihi nitelik taşımaktadır.







ORUÇLU KÖYÜ CAMİİ  ÇOK BÜYÜK ORANDA KURTARILMIŞTIR. ÇALIŞMALAR HALEN DEVAM ETMEKTE OLUP, ORİJİNALİNE UYGUN OLMASINA DİKKAT EDİLDİĞİ KANAATİNDEYİM.

 

6     – Şükrü Bey Konağı(Oruçlu Köyü Gümrük Binası):

               Oruçlu Köyü Şükrü Ağa Konağı: 1900’lü yılların başında Rus işgali sırasında inşa edilmiş olup gümrük binası olarak kullanılmak üzere Ruslara kiraya verilmiş ve Şükrü Ağa tarafından kullanılmıştır.

            Ahşap binanın en ilgi çekici özelliği merkezi ısıtma sistemidir.

 

 


1870’lerde, Osmanlı-Rus savaşı sırasında Ruslar tarafından Gümrük binası olarak yapılmıştır.

         Çok el değiştirmiş, uzun zamandır hiç bakım görmemiş şarap küpleri, ladin ağacından şarap teknesi  çocuklara oyuncak olmuş gümrük binasının. Gün gördüğü, duvarlarda hala asılı duran soluk fotoğraflardan belli. Kültür Bakanlığı, “rölövesinin çıkarılması”nı yeterli görmüş, “korunacaklar” listesine alırken. Ahşap konağın her köşesine sinen, hala soluk alıp veren yaşanmışlığın nasıl belgeleneceği  ise belirsiz.                                                                                        Hatta, Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulumu’nun 26.10.2001 tarihli raporunun altındaki imzalara bakılacak olursa “gereksiz”.

           Tıpkı 10. Yüzyıl yapımı Ferhatlı Kalesi, 16. Yüzyıl yapımı üç kemerli, kesme taştan Berta ve Soğanlı Köprüsü, Selçuklu kümbetleri, 1856 yapımı Zeytinlik Merkez Camii, yüzyıllık Oruçlu camii, köylerdeki yerel mimari örneği ahşap evler, evlerin içindeki yaşantılar, dağa taşa biçim veren ustalıklar gibi, her şey ve herkes gibi gümrük binası da suların altında kalacağı günü bekliyor.

BASINDAN : 

   -  a) Orman ve Su  İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu ile  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı

Faruk ÇELİK tarafından barajın kapakları 24.02.2012 günü kapatılmıştır.Geriye Sayım başladı

*  Deriner Barajı 24 Şubat’tan itibaren kademeli olarak su tutmaya başlayacak

ARTVİN (CİHAN)- Artvin Valisi Necmettin Kalkan, Deriner Barajı'nda 24 Şubat'tan itibaren kademeli olarak su tutulmaya başlanacağını bildirdi. Kalkan, "Deriner Barajı hem bölgemiz, hem de Türkiye ekonomisine ciddi katkıları olacaktır.” dedi.…

 

 

 

                                              - 19 -

 

Arama sonuçları  :

Deriner Barajı Yusufeli Barajı Veysel Eroğlu DSİ Orman ve Su İşleri ...

ekonomi.haberturk.com › Makro EkonomiÖnbellek

Bunu genel olarak +1'lediniz. Geri al

24 Şub 2012 – Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Deriner Barajı'nın açılışını, Rusya Başbakanı Vladimir Putin ile ...

Deriner Barajı su tutmaya başladı açılış 12.12.2012'de saat 12.12'de ...

www.olay53.com/.../deriner-baraji-su-tutmaya-basladi-acilis-12.12.2...Önbellek

Bunu genel olarak +1'lediniz. Geri al

24 Şub 2012 – Türkiye'nin en yüksek Dünyanın 6. en yüksek barajı Deriner Barajı'nda su tutma işlemi başladı.

Yapı Haberleri: Deriner Barajı açılışını 12 Aralık'ta Erdoğan ile Putin ...

yapihaberleri.blogspot.com/.../deriner-baraj-aclsn-12-aralkta-erdogan...Önbellek

Bunu genel olarak +1'lediniz. Geri al

28 Şub 2012 – Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Deriner Barajı'nın açılışını, Rusya Başbakanı Vladimir Putin ile ...

Deriner Barajı 12.12.2012 açılışına hazır | Ekonomi Haberleri I ...

www.ekoayrinti.com/news_detail.php?id=92147Önbellek

Bunu genel olarak +1'lediniz. Geri al

26 Şub 2012 – Deriner Barajı 12.12.2012 açılışına hazır. 12 Aralık 2012'de açılması planlanan Türkiye'nin en yüksek dünyanın 6'ncı en yüksek barajı Deriner ...

Türkiye'nin en 'Derin'er barajı! - ahaber

www.ahaber.com.tr/Ekonomi/2012/02/.../turkiyenin-en-deriner-baraj...Önbellek

Bunu genel olarak +1'lediniz. Geri al

24 Şub 2012 – Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Deriner Barajı'nın açılışını, Rusya Başbakanı Vladimir Putin ile ...

Güncel Haberler: Türkiye Cumhuriyeti Orman ve Su İşleri Bakanlığı ...

www.ormansu.gov.tr/.../Türkiye’nin_En_Yüksek_Barajı_Deriner_Su_T...Önbellek

Bunu genel olarak +1'lediniz. Geri al

24 Şub 2012 – Dr. Veysel Eroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Deriner Barajı'nın açılışını Rusya Başbakanı Vladimir Putin ile birlikte bu yıl 12 Aralık'ta ...

HABER: Deriner Barajı'nın yapımı tamamlandı haberi - Ekonomi

ekonomi.bugun.com.tr/deriner-baraji-nin-yapimi-tamam-185096-ha...Önbellek

Bunu genel olarak +1'lediniz. Geri al

24 Şub 2012 – basbak erdogan 12.12.2012 tarihinde,rusya lideri putin ile birlikte deriner baraj' ının acılısı yapacaktır.artvin'liler acılıs gününde,hopa'daki alcak ...



     b)  BARAJ AĞUSTOS AYINA KADAR ESERLERİN HİÇBİRİNİ SU ALTINDA BIRAKACAK KADAR DOLMAYACAKTIR. SÖKÜLÜP TAŞINMASI İÇİN 3 AY YETERLİDİR   

                                                       Açılışa davetli

Meltem ÖZGENÇ / ANKARA

21 Şubat 2012

Kasım ayında Başbakan Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşecek, Artvin’deki Deriner Barajı’nın açılış törenine Rusya Başbakanı Vladimir Putin de davet edilecek.

İnşaatına 1998 yılında başlanılan ve 1 milyar 400 milyon dolara mal olan Deriner Barajı’nda  

 

                                    - 20 -               

 

1 milyar 970 milyon metreküp su depolanacak. Baraj, Türkiye’de üretilen hidroelektriğin yüzde 6’sını karşılayacak. Sahip olduğu 249 metre gövde yüksekliği ile Türkiye’nin en yüksek barajı olan Deriner Barajı dünya sıralamasında ise üçüncülüğe yerleşti. Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu’- nun 24 Şubat günü son incelemelerde bulunacağı Deriner Barajı’nda bu yıl içinde enerji üretimine başlanması hedefleniyor. Deriner Barajı ve HES’ten elde edilecek elektrikle 750 bin kişinin yıllık elektrik ihtiyacı karşılanacak.
              BARAJIN AÇILIŞI – SU TUTMASI :   12.12.2012 TARİH Saat 12,12’ de  yapılacaktır

          Daha önce atalarımızın Saltuklu Dönemi Sanat eserleri olan Kümbetlerden söküp Zeytinlik Merkez Camiinin yapımında kullandıkları kültür ve sanat şaheseri ahşap ve yontma taşları gibi  yeniden yapılacak betonarme yapılara bunlar monte(kel başa şimşir tarak) edilecektir.          

           Bu, o tarihten beri(160 Yıldır) hiçbir ilerleme kaydemediğimizin bariz örneğidir. Göçebe kültürünün halen egemen olmasından, bu kültürden çıkamamış olmasından başka bir şey değildir.

 

           USTASI KALMAYAN, YAPACAK USTAYI DA YETİŞTİREMEYEN  T.C. SANAT TARİHİ BU TARZ KEMERLİ KÖPRÜ – KÜMBET – CAMİ - KONAK’ LARİ BİR DAHA YAPMAYACAK / YAPAMAYACAK;

       TARİH: 

MÜZESİ OLMAYAN TEK İL ARTVİN’DE

“ATA   YADIGARI -  DEDE   MİRASI                                                 DİRİ - DİRİ

BANİSİ     :      E  S  E  R  İ                                                        MEZARA GÖMEN ”...       

 

SELÇUKLU  :  BERTA KÖPRÜSÜ VE FERHATLI KÖPRÜSÜ                                      T.C.

SALTUKLU  : ZEYTİNLİK KÖYÜ AŞAĞI VE YUKARI KÜMBETLERİ                            T.C.

OSMANLI    : ZEYTİNLİK MERKEZ - ORUÇLU CAMİLERİ, GÜMRÜK BİNASI               T.C.            

                                            ORUÇLU KÖYÜNDEKİ 900 YILLIK ÇINAR                 T.C.

12.12.2012 Tarih Saat 12,00 de  

                                      5 ÜNİVERSİTEDEN OLUŞAN BİLİM KOMİSYONU KARARI ;

VALİLİK, BELEDİYELER, DİYANET, VAKIFLAR İLE ANITLAR KURULU, 

                                         KÜLTÜR  VE TURİZM BAKANLIĞI, UNESCO’NUN   ONAYI ,

          “MAKETLERİ YAPILARAK”   ORMAN ve SU İŞLERİ BAKANLIĞINCA   DSİ   eliyle , 

T.C. ULAŞTIRMA BAKANLIĞININ“ EN  İYİ  KORUMA  SU  ALTINDA  KORUMADIR”  MAKYAJI  ile

24.02.2012’de KAPAKLARI KAPATILIP, 12.12.2012 Saat 12,00 de EBEDİYEN ÇAMURA GÖMÜLDÜ ... ESERLER PEG OLDU, BİR MEDENİYETİN İZLERİ BUNLARI KORUMAKLA GÖREVLİ YETKİLİLERCE RİZE İDARE MAHKEMESİNDEKİ 2011/739 E. SAYILI DAVA SONUCU BEKLENMEDEN SİLİNDİ “

                                                               OLARAK YAZACAKTIR ”

YAPAN  USTA DA

M E D E N İ Y E T  DE  ANILMAYACAKTIR                                  

                                                                                                              ÜSTELİK:

            2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Kanunu  65. maddesi :

 

Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının yıkılmasına, bozulma-

sına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarara uğratılmasına kasten sebebiyet verenler 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 bin TL’ ye kadar adli para cezası ile cezalandırılır”   hükmü de göz ardı edilmiş, gereği  yapılmamıştır, konuluş amacı bizzat kurum tarafından anlaşılmadığı kanaatindeyim.

 

 

                                              - 21 -

    

Davalı İdare gibi Sayın Mahkeme de, her biri en az 8 kıta olan halk ozanlarının içten dileklerini dikkate almamıştır: – İlkokul diploması dahi olmayan Kul Mehmet BADUR:

                                                       Dede hatırası, ata mirası,

                                                       Çok eski tarihin özü var sende.

                                                       Nice kavim göçler üstünden geçmiş,       

                                                       ÇARIKLI  AYAĞIN  İZİ var sende.

               diye tarif ettiğine,

II - Kasım GÜLHANİ’ nin:

                                                        Sende satılırdı Berta’ nın varı,

                                                        Artvin’li alırdı yağ, peynir, loru.

                                                        Bu olay bizim için büyük bir soru;

                                                        “GÜLMESİN TARİHTEN SİLEN” köprümüz,

                  deyişine,

 

III - 1926 doğumlu  Konya Aşıklar Bayramında aldığı 7 Altın madalyalı Şavşatlı Halk Ozanı Aşık KARA’ nın

Minnetkarım Beyler bütün sizlere,          Dört jandarma iki baştan koruma,

Taş dökmeyin geçmişteki izlere              Sahip çıktı namusuma arıma,

Dar gününde şahit olur bizlere              Garip Mezar  gibi gitti zoruma;   

Böyle bir eseri yıkmak mı olur?               Böyle bir eseri yıkmak mı olur ?

 

                                                               gözyaşı dökerek yalvarmasına,

 

IV - 2011 yılında vefat eden Yusufeli’ li  Özeri(Ahmet ÖZER);

                                                   Özeri, sırtını sulara yasla,

                                                   Her taşını zümrüt ile kıyasla.

                                                   Şavşat, Ardanuç’lu unutmaz asla,

                                                   Tarihi esersin Berta Köprüsü...         

          tanımlamasına ,

 

V – “Dilfez” ve “Bektaş Emmi” şiirlerinin yazarı Yalçın TEMİZ’ in,

                                                       Tarihin tanığı, Artvin’ in süsü;

                                                                  Koynunda güzeldir ırmağın sesi,                                                                      

güzellemesine,

 

VI -   1927  doğumlu Tepeköy’ lu  Mahmut KARADEMİR’ in

                                                     O deli suların durgun akacak,

                                                     Barajlardan elektrik çıkacak.

                                                     Motor çalıştırıp, lamba yakacak,

                                                     Tesellin olacak BERTA KÖPRÜSÜ 

          hal diliyle anlatılmak istenenlere,

 

VII – Gazeteci- Şair Sami ÖZÇELİK’in 15 Mart 2011 saat sabaha karşı  3,48 de

                                                                                  DEDEDEN EMANET, TORUNA MİRAS,

                                                                                                                ŞU KÖPRÜYE BAKIN UTANIN BİRAZ,

                                                                                                                GAFLET UYKUSUNDAN UYANIN BİRAZ,

                                                                                                                BİR TARİH ÖLÜYOR YATMAK OLUR MU?

                                                                                                                BÖYLESİ BİRGÜNDE SUSMAK OLUR MU?

                   Diye haykırıp sormasına,

 

VIII–“Artvin’de Turizm”“Kültürsüzlük Kültürü”kitabının yazarı Aydın Karasüleymanoğlu’ nun   : Çözülmez sorunlar birlik olmadan

                                          Acele et baraj suyla dolmadan

                                          Sonuç alamazsın tavır koymadan

                                          Bu lokmayı kolay yutulur sanma...           UYARISINA  DUYARSIZ KALAMAZ  !!!    NÖBETTEKİ KÜLTÜR-TURİZM  BAKANLIĞI

 


Tarihten bir örnek:

                    20. Yüzyılın başında, Fransa’nın Paris kentindeki Eifel kulesinin yakınlarında betonarme yapı sistemiyle inşa edilen apartmanlar yükselmeye başlar. Bu durum karşısında Fransa’nın sembolu olan Eifel kulesi için Paris halkı harekete geçer ve sokaklara dökülür.Halkın gösterdiği toplumsal refleks; Eifel kulesinin yakın çevre-sinde mantar gibi yükselmeye başlayan betonarme yapılarla gölgelenmemesi içindir. Paris halkının gösterdiği bu duyarlılık üzerine, apartmanların inşasından vazgeçilir. Böylece halkın kültürel mirasına sahip çıkmasıyla,Eifel kulesi görkemini ve ihtişamını günümüze kadar koruyabilmiş bir tarihi eserdir.Bu gün değil sadece Paris’in, Fransa’nın simgesi haline gelmiştir Eifel kulesi.Ve bu sayede Paris her yıl milyonlarca turist

a ğ ı r l a m a k t a d ı r .


Dünya ve Türkiye gerçeklerine davalı idare muhataptır. Cevap vermek zorundadır. Cevap vermemesi, dava açılınca da savunması Mahkemece dikkate alınmamıştır.

 

         Yoksa Köroğlu mu lazim? Mizacımıza ters ama. “Hemen getir sazını tamir edeyim ” diye.

         Davalı idarece bunlara öyle cevap verilmemeliydi. Davalı İdare duyarlı olabilmeli, değil su altında kalması, yaptığı hatayı düzeltme için bunu bir fırsat saymalı idi. Bu yapılamadı. Bu olgunluk gösterilmedi. Hatayı hata ile örtmeye                                          

 

 

                                             - 24 -

 

çalışmaktadır. Bilinçli olarak yapmıyorsa halen hatasını telafi edeceği umudundayız. Sayın Mahkeme davalı idarenin bu tutumuna seyirci kalmıştır.                                                                                               

Dediysem de Davalı İdare,

– Bu konulara - davaya duyarsız kalması bir yana vermiş olduğu aleyhte

(ihmalini savunan görmezlikten geldiği tarihi eserlerin parçalanıp önemli kısımlarını yeni yerde sergilemeyi tasarlayan) cevabı ile:

-          Şavşat Kalesini 5 yıldır  40- 50 kişilik kendi ekipleriyle BİZZAT kazı yapıp onaran,                                                        

-          2012 yılında Ardanuç Kalesinde yine aynı minvalde karar alıp daha geniş kadro ile BİZZAT onarıma geçerek,

-          Şavşat’taki Cevizli Kilisesi ile ilgili olarak gelen E Posta ile  harekete geçmiş, bir ay içinde 2 heyet göndermiş ve gereken çalışmaları BİZZAT hızla başlatmışlar,

-          Yusufeli İşhan Kilisesi ihalesi için 2013 yılına tahsisat koymuş,

-          Artvin Kökenli Vakıf, Dernek, STK ve şahıs imzalarını dikkate alınmamıştır.

           Burada şunu vurgulamak istiyorum. Bu eser de yöreye aittir. Yöredeki yaşayan medeniyetlerin işareti, ipucu, mührüdür. Neden yapılıyor diye bir kaygım yoktur. Ancak elde para, fırsat , makine , alet ve ekipman varken  bu eserlerin  gün yüzünde kalması için  titizliği göstermeyen Davalı  Kurum; Cevizli Kilisesi, Şavşat Kalesi, Ardanuç Kalesi ve Yusufeli İşhan Kilisesi konusundaki  ACULİYETİNİ – ayrımını – ikiyüzlülüğü   anlatmak zorundadır.  O eserlerin sahiplerinin oluşturdukları medeniyetin işareti, parmak ucu – parmak mührü, parmak damgasını çamura gömmeye göz yummasını da, 

-          Selçuklu, Saltuklu, Osmanlı medeniyetinin parmak mührü olan bu  7  tane tarihi esere karşı takındığı vurdumduymazlığı,

-          Şavşat Kalesi, Ardanuç Kalesi, Şavşat Cevizli Kilisesi, İşhan Kilisesini(acelesi olmadığı halde) bizzat yapıp,

22.02.2012 günü kapakların kapatıldığı ve Deriner Barajının su tutması ile su altında kalacak olan Zeytinlik Köyü Kümbetleri, Zeytinlik Merkez Camii, Oruçlu Köyü Camii,  Gümrük Binası Ferhatlı ve Berta Köprülerinin  komisyona – DSİ’ ye havale edilmesi,

    -    Tutumuna bakılacak olursa ; 

     1977’deki Diploma Töreninde İ.Ü.İ.F. Dekanımız Prof. Kemal Tosun’ un bize son nasihatı olan :

    “Eğer işin yapılmasını istiyorsanız kendiniz yapın, istemiyorsanız komisyona havale edin”  

tembihatını çağrıştırmaktadır. İpe un sermektir.  Bunu da Davalı idare izah etmek zorundadır.  Davalı idarenin, Sayın Mahkemenin de bu durumu gözünden kaçırdığı kanaatindeyim,   

     İNSANLIK ARTIK YONTMA TAŞTAN BÖYLE ESERLER YAPMAYACAKTIR.

 

 

            Türkiye’ de müzesi olmayan tek il Artvin’ dir. Bu eserler müzenin ana unsurlarıdır. Elimizde yöreye ait karasaban – dirgen  tırmık – kağnı, düven vb.  270 çeşit eser sergilenecek mekan bekliyor : 

                                Bunların her birine şiir yazdık : Örnek :

Aruna:                                                               Kirkit :                           

Eğimli Tarlaları                                  Kilimlerin başında       

Bunun ile süreriz,                               Gün bitar akşam olur.

Siz buna karasaban;                            Kirkiti sert vurmazsan,

Bizse aruna deriz                                İlmekler gevşek olur.



Not: Miniatürk’e GİRİŞ ÜCRETLİDİR.
Açılış 20 Haziran 2008 Saat 19:00



GEM VURULUNCA DURGUN AKAN

ÇORUH’ TAN HALİÇ’ E  ESİNTİLER

ARTVİN YÖRESİ KÜLTÜRÜMÜZ (A'    dan   Z'

ye) (Eşyalar Mahalli İsimlerle Adlandırılmıştır)

1 - T1Ğ MAKİNESİ : (Tınaz Makinası):Tahıllan samandan ayırır insan gücüyle çalışır.

2 - TAHIL TEMİZLEME MAKİNASI: Tahılları yabancı maddelerden ve küçük gelişme-

                                   miş tanelerden ayırır.  Ekilecek tombul taneleri belli eder.

3 - ÖKÜZ ARABASI : (Kağnı da denir) Ağaçtan y a pil mistir. İki öküz

                                      çeker. günümüzde bunların yerini taşıtlar almıştır.                                      

4 - AT ARABASI      : İki at çeker.

5 - KIZAK                 : Tamamen ağaçtan yapılmış.İki Öküz çeker

6 - TEK KIZAK        :  Tek öküz çeker.İki kol arasına tek öküz koşulur.

7 – SIKA                   :  Bir kişi biner. Karda kayar. Kar sporu yapılır.

                                        Kızılcık ağacından yapılanı en makbuldür.

6        - AĞAÇ KÜTANİ : Tahminen 1850 yıllarında kullanılmıştır. Uzunluğu 4 m 130 yük-

                                   sekliktedir. Tarlaların  işlenmesinde kullanılmıştır, 6 çift yani 12 be-

                                   sili öküz çekerdi.1 m derinlikte l,5 mt. eninde  toprağı ters çevirir,

                                  derinlerden çıkan ham toprağa tohum ekip daha iyi ürün alınırdı.

9 – ARUNA             : Ağaçtan yapılmış 2 öküz çeker 15 cm derinlikteki toprağı işler.

10 – CILGA      : Ağaçtan yapılmış 4 Öküz çeker 20-25 cm derinlikte işler.

11 -  GARAZAN     : İki tekerlekli her tarafı ağaçtan üzerine cılğa bağlanır.

                                  4 öküz çeker. Tarlada kullanılır.

12 – TIRMIK           :  Gövdesi ağaçtan dişleri demirden 2 m eninde

                                    olup 6 Öküz çeker.10 cm toprağı koşar.

13-DEMİR KÜTANI:Demirden yapılmış 1960'lardan sonra kullanılmış 6 öküz çeker.25-30

                                  cm derinlikte koşar.

14 - TAPAN           : Tamamen ağaçtan yapılmış 2 öküz çeker tarlaları sürüldükten) sonra

                                 tohumun toprak içine gömülmesi ve tarla yüzeyinin düzleşmesi

                                 için kullanılır, bir kişi üzerine oturur.

15 - GEMİ(DUVEN) :  2 öküz çeker buğday saplarını saman yapar.

16 – BOYUNDURUK : 2 öküz bağlanır ve araç gereçlerin çekiminde  kullanılır.

17 - HOTAĞ             :  Boyunduruk ortasına asılır öküzlerin iyi çekmesi

                                      için boyunlarına ağırlık verir. Çocuk işidir.

18-HALI-KİLİM TEZGAHI: 4  yuvarlak ağaçtan yapılmış,halı ve kilimler elle dokunur.

19- SAL KUYUSU (TEZGAHI):Koyun yününden şal kumaş dokunur. Yakın zamana kadar

                        bütün elbiseler şallardan   yapılırdı.Bu tezgahlarla cecim(sergi) dokunur.

20 -  ESKİ ERKEK KIYAFETİ : Şal giysili (şal-çoka) tanıtım makette görülmektedir.                                

21- ESKİ KAPIN KİYAFETİ:Şal peştamal-kurşak, peştamal bağı,Koçik başında çit,yazma.

22 – ŞAL                 : Şaldan dikilmiş pantolon.Di/ kapaklarından yukarı  ve dışa taraf 

                                  olan kısımları geniş, dizden aşağı paçalar dar yapılmıştır.

23 – CIKRIK     :Koyun yününden hazırlanmış iplikler çıkrıkla bükülür.

24 - YÜN TARAĞI: Yıkanmış koyun yünlerinin taraktan geçirilip 

                                   Ayrılması ve yumuşatılması için kullanılır.

25 - SAL T ARAĞI : Sal kumaşlarının dokunmasında iplikler aralarından geçirilir.

26 – KÜCİ             :  Tezgahta şal dokumada kullanılır.

27 – OZİR              :  25 -30 cm uzunluğunda ağaçtan yapılmış şal  dokumada kullanılır.

28 – MAKO           :  Ozirin bir çeşidi şal dokumada kullanılır.

29 – İG                   : Yün eğirme tel yapma işinde kullanılır.

30 – TESİ            : İğ ile tel haline gelen iplikleri bükme işinde kullanılır.

                                                         - 27 -   

31 – KÖRÜK      : Ateşin daha iyi yanması için hava akımı oluşturur.

                              Demirleri kızdırır,yumuşatır,demirden çeşitli eşyalar  yapılır.

32 - EL DEĞİRMENİ : İki taş üst üste elle çahşır,buğdaydan bulgur yapılır, un öğütülür

                                     ve kaya tuzları toz haline getirilir.

33 - SÜT MAKİNESİ ; Sütün yağını ayırır,yağlı kısmına kaymak denir.Yayıkta yayılarak

                                    tereyağı elde edilir, sütün yağsız kısmına çuk denir, kazanlarda

                                    kaynatılır, yöreye has yağsız peynir yapılır. Bu peynirlerin eritmesi

                                    de yöremizin bir numaralı yemeği olur. Artvinli insanlarımızın

                                    ağzında dolaşan damağa  uygun nefis yiyeceklerimizdendir.

34 - PEYNİR SÜZGÜSÜ:Ağaçtan yapılmış altı delikli tekne.Peynir  yapımında kullanılır.

35 – YAYIK          : Tek parça ağaç gövdesinden içi boşaltılıp yapılır.Bu yayık çeşidi Artvin

                                 yöresine aittir.îçine kaymak ve yoğurt doldurulup yayılır,yağ ve ayran

                               elde edilir.Yoğurttan çıkan yağ asıl tereyağıdır, kahvaltılarda yenir.

36 – SOFRA    : Tek parça kalın ağaçlardan yapılmış altı yüksek çanak üzeri tepsi gibidir.

                           Bu sofra çeşidi de yöreye aittir, başka bölgelere buradan gider.

37 – SOFRA         : Parça tahtalardan yapılır.Yemek yeme ve yufka  açmada  kullanılır.

38 - OKLAVİ       : Ağaçtan yapılmış yufka açmada kullanılır.

39 - AĞAC TEPSİ: Bakır tepsiye benzer

40 - BAKIR TEPSİ : Sofra vazifesi görür.

41 - SOFRA ALTI; Ağaçtan yapılmış.Seyyar tepsilerin altına konur.

42 – RUKA           : Ağaçtan yapılmış,üzerinde ekmekler yapılır.

43 – TEPÜR      : Ağaçtan yapılmış tepsiye benzer,bir tarafı açık tahılların  temizlenmesinde kullanılır.

 44 – GALBUR     : Eleğe benzer altı ince ağaçlarla  örülmüştür. Kızılcık, Elma, armut ve

                               erik gibi pişirilmiş meyveler içerisinde  ezilir.

45 – ŞEDİRE      :   Elek e benzer. Altı hayvan derilerinden yapılan ipliklerle örülmüştür.

                              Tahılların temizlenmesinde kullanılır.                                                                         

46 – ELEK            : Un elemede kullanılır.

47 – KERSAN(TEKNE) : Ağaçtan yapılmış.Hamur Yoğrulur.Ekşimeye bırakılır.

48 - CAMASIR TEKNESİ : Ağaçtan yapılmış,çamaşır yıkanır.

49 – ÇANAK       : Ağaçtan yapılmış,çorba ve sulu yemekler yenir.

50 – TABAK       :  Ağaçtan yapılmış, yemekler  konur.

51 - Ağaçtan KEPÇE – KAŞIK – ÇATAL.

52 -_KAŞUKLUK : Kaşıkların,kepçelerin konulup asıldığı kutu.    

53 – URVALUK    : Tek ağaçtan yapılmış,iki gözlü,bir gözüne buğday unu, diğer gözüne mısır

                                unu konur.Mutfaklarda kadınların eli altındadır.

54 – KAPİLO        : Ağaçtan yapılmış saplı ,su boşaltma işlerinde  kullanılır

55 – KÜLEK        : Ağaçtan yapılmış, hayvanları sağmada ve daha birçok işlerde  kullanılır.

56 - KOLOPA : Küleğin çok küçüğü. Kap olarak kullanılır,

57 – SİTİL      : Bakırdan yapılmış çeşitli sulu yiyecekler konur, taşınır. 

58 - SU KODİ : Camın budağından kuruna akar.

59 – HEDİK     : Karda batmamak için giyilen ayaklık.

60 – ÇARİK    : Büyükbaş hayvanların derisinden yapılan ayakkabı,

61 - LASTIK AYAKKABİ : Kamyon tekerlerinden soyulup çivilerle 

                        çakılmış ayakkabı.1940 tarihinden beri icat edilmiş ve bu 

                        ayakkabı yöremizde büyük çığır açmıştır. Yoksulluktan,

                        çarıktan  ve yalın ayak gezmekten insanları kurtarmıştır.

62 - KÖRÜKLÜ CİZME: Ağalar ve beyler giyer; ağalık-beylik nişanesi

63 – MAHMUZ : Demirden yapılmış ,çizmelerin topuklarına bağlanır,

                               Ata bindikten sonra atın hareketi için ata vurulur,

64 - AT EĞERİ : Yastık Çerkez eğeri.Çok eskiden beri saraçlar yapardı.

65 - AT EĞERİ  : İngiliz tipi eğer.Halen kullanılmaktadır.

66 - AT SEMERİ  : İskeleti demirden yapılmış Rus tipi semer.    

67 - AT KANTARMASI : Atların ağzına vurulur.Bir nevi direksiyon   vazifesi görür.

68 - AT AĞZI GEMİ : Demirden yapılmış. Atların ağzına vurulur.

69-AT OTLATMA ZÎNCİRİ : Köstek. Zaptedilebilmesi için atlar otlarken ayağından bağlanır.                                     

70-  KADANA : Demirden yapılmış,dikenli halka.Köpeklerin boynuna takılır.Köpeği korur.

71 – HAPENGİ : Demirden yapılmış,yabani hayvanlar tuzağı.

72 - M1SIR DÖVME TEZGAHI : Ağaçtan yapılmış,içerisine Mısır doldurulur.

                                              Ağaç küskülerle vurulur. Mısır taneleri altta toplanır.

73 – CİŞKAR   : Çitle çevrili yerlere aralıklı ağaç kapı,

74 – KUNPAK : Yeni doğan çocukların l aya kadar yattığı araç.

75 – BEŞİK      : Çocukların yürüyene kadar yattığı araç.

76  - ÇEYİZ SANDIĞI: Ağaçtan Yapılmışın tarafı el oymalı,işlemeli sandık.

77  - ÇEYİZ KUTUSU : Ağaçtan yapılmış küçük kutu.

78-LAMBA KABI  : Lanbalann korunması için ağaçtan yapılıp duvara asılan küçük kutu.

79  - AMBAR KİLİTİ : Kapı içerisine gömülmüş büyük anahtarlı kilit.

80 - AĞAÇ KİLİT : Mereklerin (Samanlıkların) kapılarına ve evlere çakılan ağaçtan kilit ve

                                anahtarları.

81          - KANTAR  : Çok eski zamanlardan beri kullanılmaktadır 1 tarafı okka tartar,diğer           

                                tarafı kilo tartar.Okka :  Cumhuriyetten önceki tartı birimidir. Bir

                               okka kilogramdan 200 gram fazladır.

82  - DEMİR TERAZİ: Dökme demirden yapılır.

83  - AĞAÇ TERAZİ : Terazi kefelerine kilo koyarlar.Yumurta koyarlar

                                       Buna benzer belli ağırlıkları koyup tartarlar.

84    - MANGAL       : Bakırdan yapılmıştır.Ağaların evlerinde bulunur. 

                                  İçerisine  yanmış közler doldurulur.Odaların

                                 ısıtılmasında kullanılır. Soba yerine  geçerdi.

85  - GAZ OCAĞI         :  Gaz yağı yanar.Çay yapımında,Yemek

                                          pişirilmesinde kullanılır.                                                

86  - LÜKS LAMBASI :  Gaz yağıyla yanar,hava sıkıştırılır ve çok fazla

                                          ışık verir.(Ağaların evlerinde bulunurdu)

87  - LAMBA                :  Gaz yağıyla yanar ve az ışık verir.

                                             - 29 -

88  - FENER                 :  Kapalı aydınlatma aracıdır.îçeride ve dışarıda  kullanılır.

89  - KILİM                  : Kök boya kullanılarak koyun yününden elle dokumadır.

90  - CECIM                  : Koyun yünü ve kök boya kullanılarak şal tezgahında dokunmuştur.

91 – SERGİ                   : Keçi kılında dokunmuştur.  Suyu pek az geçirir

92 -ÇUVAL                  : Keçi kılından dokunmuş ve çok kullanışlıdır.

93 - HEYBE                  : Halı ve kilimlerden yapılmıştır.

94  - HASIR                   : Mısır poçoçlarmdan örülmüş.Cecim,sergi gibi kullanılır.

95  - DAVARCUK        : Keçi derisinden Özel bilen kişiler tarafından  beslenerek yapılmış,îki

                                         kollu çok kullanışlı sırt çantası.

96  - KİRKİT                : Demirden yapılmıştır,dişlidir.Halı ,kilim

                                        dokumada iplikleri sıkıştırır.

97  - KÎRKİT                : Ağaçta n yapılmıştır.Halı,kilim dokumada iplikleri sıkıştırır.

98  - KIL SERGİSİ KİRKİTl : GÖvdesi sert ağaçtan dişleri demirden

                                                  yapılmış diğer kirkitlerden büyüktür.

99 -  ODUN KESME HIZARI : Uzu n ağaçlar istenilen boyda iki kişi   çekerek kesilir.

100 - TAPAN HIZARI         : Tahta biçmede kullanılır.    

101 - ÇlŞKAR HIZARl: Tapan hızarından küçüktür. Tahta biçilir.                                                                 

102 - EL HIZARI                   : Bir kişi ince odunları keser.

103 - EL TESTERESİ        : Ağaçtan eşyaların yapımında kullanılır.

104 - Y AĞ KUTUSU         : Ağaçtan yapılmış,yaylada kışlık yağlar    saklanır.

105 -  TIRPAN                  : Çayırlar ve tarlalar ve yonca biçilir.

106  - ORAK                       : E1 ile otlar ve ekinler biçilir.

107 - DEMİR DİRGENİ    : Biçilen otlar ve saplar dirgenle toplanır.

                                            (Demir Dirgen.Kurtuluş savaşında silah olarak kullanılmış)

108 - AĞAC DİRGENİ      : Demir dirgen gibi vazife yapar.

109 – TIRMIK            : Ağaçtan yapılmış ,dişlidir.Biçilen otlar ve sapların kalanları  toplanır.

110 – YABA                      : Samanların savrulmasında ve doldurulmasında kullanılır.

111–SASKAVÎ :Ağaçtan yapılmış.Bostan sulamada  kullanılır,sebzelere yağmur yağdırır

112–GALBERÎ : Ağaçtan yapılmış. Meyve toplamada  kullanılır. Uzak dallardan meyve

toplanır.

113 - AHIR KÜREĞİ       : Ağaçtan yapılmıştır.

114 - KAR KÜREĞΠ       : Ağaçtan  yapılır. Ağzı oldukça geniştir.

115 - CACA KÜREGİ      : Ağaçtan yapılmış.Meyvelerden pekmez  yapmada  kullanılır.

116 - TAHIL KÜREĞİ      :   Ağaçtan yapılmış. Tahılların doldurulmasında  kullanılır.                                                    

117 -  UN KÜREĞİ          : Ağaçtan yapılmış.Un doldurulur  veya çıkarılır.

118 - ÇAMAŞIR DÖVME KÜREĞİ   : Halı, kilim, cecim ve  çamaşırların yıkanmasında 

                                            kullanılır.

119 – BEÇ                        : Demirden yapılmıştır.Çatılara örtülen(Bedevra) kütüklerden ince

                                            tahtaların açılmasında kullanılır.

120 – BEDEVRA            : Ağaçlardan (Beç ile)   açılmış  çatılara örtülen ince tahta.

121- ZIRZA – DUGME  :  Demirden yapılmış.Ahşap evlerin  kapılarını kilitlemede kullanılır.

122–HAVAN                 : Ağaçtan ve demirden yapılmış tütün kıyma bıçağı

23 – DİBEK                   : Ağaçtan oyularak yapılmış.Ceviz fındık dövülür.

124 – KAV             : Ağaçtan ucu çatallı uzun değnek- Mereklerden basılmış otlar çıkarılır.

125-ARABA KAYIŞI:Manda derisinden bükülerek yapılmış.Öküz arabasına bo-

                                   yunduruğu bağlamaya yarar. (Atalarımızın sözü:                                  

                                   “Öküzün çektiğini kayışa sor”.derler)

126 – KOLOŞ:Ağaçtan bükülmüş bir taraftan açılır kapanır.Kızakları boyunduruğa

                                bağlarlar.                                                     

153–KAKUCA : Demirden yapılmış iki başı kıvrılmış, pilekileri indirip kaldırmada kullanılır.

154 - PATAT   : İpliklerden örülmüş, kızgın (sıcak) bakır,  gümüş ve alüminyum kabları

                            tutmada kullanılır.

155 - BÜYÜK KÜP(ÇURİ):Topraktan yapılmış. Sonbaharm turşu  yapmada kullanılır.

156–DERGÜLA   : Pekmez, bal gibi yiyecekler konur.                                                   

157 – GÜVEC   : Topraktan yapılmış, kulplu, ocakta yemek pişirilir.

158 – ÇANAK   : Topraktan yapılmış,ayran,çorba gibi yiyecekler konulup yenir.

159 - TOPRAK TEPSİ: Yemek pişirilir.

160 -  KUZA               : Topraktan yapılmış testi, Su kabı.

161 – HELKALAT    : Taranmış yünlerin konduğu sepet. 

162- BÜYÜK ĞARKALAT: Tarlalarda çalışanlara ekmek yemek konur.

163 - DUT SEPETİ              : Ağaçlardan örülmüş,akrabalar arsında meyve doldurulur.

164 - MEYVE TOPLAMA SEPETİ:Ağaç dallarına asılıp meyve toplanır, iple salınır.

165 - MAL SEPETİ                       : Ağaçlardan örülmüş. Hayvanlara ot  ve saman taşınır.

166 - ARKA SEPETİ                    : İki kolludur arka ile eşya taşınır.

167 - BAKIRDAN GÜĞÜM         : Su konur ve taşınır.

168 – İBRİK                                 : Bakırdan. Ekseri abdest almada kullanılır.

169 – MAŞRAPA                         : Bakırdan yapılmıştır. Su içmede kullanılır.                                           

170 – TAS                                     : Bakır ve ahşaptan da yapılmış. Su ve  yiyecekler konur.

171 – ÇAPA         : Yumuşak topraklı tarlalarda ve bostanlarda mahsûlleri otlardan  temizler.

172 - ÇAPA KAZMASI : Sert topraktaki otları temizler,tarlaları sulama  işlerinde kullanılır.

173 – EGDİ                                 : Demirden kaşık yapımında kullanılır.

174 - İKİ KOLLU EGDİ             : Tekne yapımında kullanılır.Ağacın içini çıkarır

175 – TOKMAK                           : Ağaçtan çekiç                                                  

176 – ŞAKÜL : Duvar yapımında duvarın düz çıkması için kullanılır.

177 – RENDE : Ağaçtan yapılmış .Ağzı keskin demir. Tahtaların  silinmesinde  kullanılır.

178 – KÜŞTARA               : Uzun ve ağır ,ağaçtan ağzı dar ve keskin

                                                demir. Tahtaların düzgün silinmesinde kullanılır.

179 – ÇAÇAN                  : Keçi kılından dokunmuş.Bulaşıkların yıkanmasında kullanılır.

180- KISKANÇ                : Ev süpürgesi yapımında kullanılır. İki  ağaçtan yapılır.

                                                        - 31 -

181- ÇORAP KALİBİ  : Tahtadan yapılmış. İki tarafına iki çorap geçirilir.

182- TOPRİK                           : İçerisine bozuk para konulan torba.

183- KAV ÇAKMAK              : Sigaralara ateş yakılır, hoş kokusu  vardır, ateş elde edilir.

184- GODORO                       : Ağaçtan yapılmış takoz. Hayvanların yattığı ahırda gübrelerin

                                                   toplandığı sanashalın başında gübrelerin atıldığı

                                                   kömzek  denilen kapısına takılır.

                                                      

NOT: Yöremizin A'dan Z'ye bildiğimiz gördüğümüz eşyalarımızı zevk duyarak büyük (özveriyle+yorulmalarla),  maddi ve manevi katkılarımızla otantik özellikleriyle özünü bozmadan Artvin'i İstanbul'a taşıdık, yaşatıyoruz, yaşatacağız  Hemşehrilerimizden  rica ediyoruz: Daha başka bildikleri, gördükleri eşyalar varsa bildirirseniz minnettar olur, mutlu olur; onları İstanbul’a teşhir eder, köylerimize de müze kazandırırız. Günden güne gelişen global dünyada her türlü yenilikler ve icatları göz önüne alacağız ve bunlardan en azami şekilde faydalanacağız, faydalanılmasını da bileceğiz. Geçmişimizi bilmek, geçmişi-mize kültürümüze sahip çıkmak yegâne vazifemizdir.Geçmişini bilmeyen milletler geleceği-ni de bilemezler.   Geçmişimiz geleceğimizin aynasıdır. Geçmişe bakıp önümüzü göreceğiz.                                

         Geçmişimizi bilmek, geçmişimize kültürümüze sahip çıkmak yegâne vazifemizdir. Atalarımız; ihtiyaçlarına göre ağaçları, toprağı, taşı ve demiri; el emeği  - göz nuru ile nakış nakış işleyip, kullanan, her türlü ihtiyaçlarını becerileriyle tamamlamışlar bizlere emaneti aktarmışlardır… O fedakar insanları rahmetle anıyoruz.        Nur içinde yatsınlar.

                                                                                                              Saygılarımızla...

Zeki  KURT                                                                         Zeki ŞARKOĞLU

İktisatçı Tel&Fax:0212 5035159 Cep:05322931766          05052549  

                                                                                               Öğretmen                                                                         

Email: satavekirtasiye@mynet.com & info@bertaköprüsü.com

Ormana Gidiyoruz

 



10 sene duyarlı eller uzanmadığı takdirde bir kültürün yok olacağı kanısındayım. Bizim nesil ağaç dikmemiştir, var olan kiraz, dut, elma, üzüm, armut ağaçlarını kurutmuştur. Yeni bir şey yapmamıştır,  atalarımızdan  kalan eserlere sahip çıkmamış, evin bacasını örtmemiştir. Evi çürütmüştür. Bu kadar sabıka bize çok değil mi?

 

 

                                                               - 32 -

     - Son taş yerine konana kadar bu işin takipçisiyim.  Mostar Köprüsünün açılışına katıldım. Utandım.

-          Torunlarımıza ne cevap vereceğiz. O nedenle cevap verilmesi

-          Zorunluluğu hasıl olduğundan; 

-          YAPAN USTANIN ADI UNUTULACAĞINDAN :

-          ÇARIKLI  AYAĞIN  İZİ,

-          SELÇUKLU, SALTUKLU, OSMANLININ POZU,

-          KANLI ÇORUH’ UN GÖZÜ,

-          SAVAŞIN BARIŞIN TOZU  olan ve içimde

-          Yok olup gidecek          SIZI     Olduğundan 

Yasaya aykırı, medeniyet, Artvin Tarihi ve Sanatı için  zararlara sebebiyet vereceğinden dolayı, 

     Şimdiki nesil duyarsız ise ileride duyarlı neslin geleceği umut ve dileği ile Sayın

Mahkemenin kararına temyiz istemi ile itiraz etmekten başka çarem kalmamıştır.

         Emsaller arasında fark vardır.

         Ortada, yasaların tanıdığı haklardan doğan yükümlüğünü yerine getirmeyen bir idare vardır. Bu idarenin ihmali sonucunda mağdur olan öncelikle atalarımız, yapan usta, sanat tarihi, en az 200 yıl su altında kaldığı süre içinde bilim, turizm ve görsel kültürdür. Eksik yaklaşım vardır. Aradaki farkın kapanması için Sayın Prof. Dr. İlber ORTAYLI’ nın deyişi ile 30 yıla ihtiyaç vardır.     

           Köyümüzün sulama suyunun projesi için 20 yıl uğraştık. Bir TOMAHAVK FÜZE PARASININ BİZE VERİLMESİ İÇİN G.W.BUSH’ A BAŞVURDUM.  CNN TV  GELDİ  3  ay içinde projemiz yapıldı. Ancak Bürokrası bu projeyi yine raflarda çürüttü

         Haksızlık açık ve seçik olarak görülmektedir.  Konu ile ilgili olarak dava açıldıktan sonra 



Oruçlu Köyü Camii(Kısmen) Zeytinlik Merkez Camii ve Şükrü Ağa Konağı  KURTARILDI

              

NETİCE OLARAK :

 

       Deriner Barajı ve Hidroelektrik Santralı yapımına ilişkin süreç 1994 yılında başladı. Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’ nun  08.03.1996 tarih ve 2410 sayılı Kararında (ki anılan Kurulun 2011 yılında aldığı kararlarda geçerliliğini koruduğunu belirttiği) ;

      -  Kümbetlerin ilgili projelerinin çıkarılarak kurtarma kazılarının yapılmasına,

-          Cami, gümrük binası ve 2 köprünün ilgili projelerinin çıkarılarak orijinal yapı

elemanlarının sökülerek saklanmasına,

-          Yörede uygun bir yerde açık hava müzesi oluşturularak; köprü, camiler ve gümrük

binasının yeniden rölovelerine uygun inşasına karar verildiği, bu karardan sonra 2001 yılına kadar bu hususta ne yapıldığına dair bir bilgiye hiçbir dosyadan rastlanmamıştır. Ancak Koruma Kurulu’ nun 27.10.2001 tarihli 4295 sayılı kararında ;

-          SÖZ KONUSU ESERLERİN SÖKÜLEREK YENİDEN İNŞAASININ TEKNİK AÇIDAN MÜMKÜN OLAMAYACAĞI, görüşü ile idamına o günden karar verildiği,

-          Ayrıca  yörede eserlerin korunması için uygun bir açık hava müzesinin bulunmadığına

İlişkin  DSİ’ nın  26.02.2001 günlü 1478 sayılı  yazısından sonra Kurul’un  09.03.1996 gün 2410 sayılı kararının aynen geçerli olduğunun belirtildiği, yine 23.11.2001 tarih ve 4320 sayılı Kurul Kararında Berta Köprüsü’ nün rölövesinin uygunluğuna, restorasyon projesinin ise köprünün yeni yeri belirlendikten sonra görüşüleceğinin belirtildiği; 10.05.2002 tarih ve 4431 sayılı Kurul Kararı ile  de  baraj altında kalacak yapıların “ Korunması Gerekli Kültür ve

                                                       - 33 -

Tabiat Varlıkları” olarak tescil edildiği; bu karardan yaklaşık 8 yıl sonra Danıştay 6. Dairesi’- nin 26.04.2010 tarih ve 765 Sayılı İlke Kararı kapsamında 06.07.2010 tarihli  onay ile üniversitelerden birer öğretim üyesi alınmak suretiyle bilim komisyonu oluşturulduğu ve komisyonun Aralık 2010 tarihli 1. raporunda özetle,

-          su altında kalacak tescilli yapıların maketlerinin yapılması,

-          Gümrük binasının bire bir replikasının(yapının taklidi) yapılması ve bunun DSİ

tarafından Kent Park veya rekrasyon alanında değerlendirilmesi,    

-          2 caminin yeni yerleşkede yeniden bire bir ölçekte inşa edilmesi, SADECE ÖZGÜN

AHŞAP ELEMANLARININ TAŞINARAK yeni camilerde değerlendirilmesi,

-          Kümbetlerin (2 adet türbe) bire bir replikasının (taklit yapı) Kent Park ve rekresyon

alanında değerlendirilmesi,

-          2 köprünün malzeme araştırmalarının yapılması görüşü;

18.02.2011 tarihli 2. raporda ise ;

-          Berta Köprüsü’ nün tarihi kimliğine uygun bir yerde TAKLİDİNİN yapılması,

-          Su altında kalacak yapının konservasyonuna (korunmasına) yönelik uygulamalar

tamamlanmadan barajın su tutmasının uygun olacağının belirtildiği; bunun üzerine Koruma Kurulunun itiraz ettiğim 25.02.2011 tarihli kararında özetle;

-          su altında kalacak tescilli yapılara ilişkin Bilim Komisyonu raporunda belirtilenler

doğrultusunda ilgili kurumlarca gerekli işlemlerin yapılmasının ve tescilli yapıların röleve, restitüsyon ve restorasyon projelerinin Kurula sunulmasının belirtildiği; Bilim Komisyonu’ nun 21.06.2011 tarili 4. raporda, 2. raporda belirtilen eksikliklerin büyük bir bölümünün tamamlandığı ancak yapıların SANAT  TARİHİ RAPORUNUN TEKRAR  DÜZENLENMESİNİN İSTENDİĞİ; 29.07.2011 tarihli 3573 sayılı  Kurul Kararı’nda ise, türbelerin projelerinin aslını yansıtmadığı, yeniden hazırlanması  gerektiği belirtilerek camilerin ve gümrük binasının taşınacağı parsellerin belirlendiği, köprülerin projelerinin onaylandığı ancak; taşınmadan kastedilenin, yapıların orijinalının mı( daha önceki kararlarda replikalarının yapıması  karara bağlanmıştı) yoksa replikalarınının mı taşınması olduğunun net açıklanmadığı; Karayolları Genel Müdürlüğü’ nün 25.11.2008 tarihli yazısında köprülerin taşınası halinde malzeme kaybı olabileceği ve bunun da orijinallığı bozacağı, eserin yapıldığı mekan ve ait olduğu dönem izlerinin yok olacağı, taşıma ve yerine koymanın yüksek maliyet getireceği dolayısıyla, bulunduğu yerde korunmasını uygun olacağının belirtildiği;  dava dilekçesinde yer alan, bahse konu tescilli yapıların baraj suyu altında kalacağı, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün  25.02.2008 tarihli yazısında belirtilen

        “ köprülerin taşınası yerine barajın ekonomik ömrünü

tamamlamasıyla birlikte yeniden gün ışığına çıkabileceği düşünülerek bulundukları yerde korunmasının sağlanması gerektiği”

görüşü doğrultusunda hareket edildiği, diğer yapıların ise taklitlerinin yapılacağı iddialarının aksine dair beyanın savunmada yer almadığı anlaşılmaktadır.

           Bu durumda, baraj suyu altında hangi yapıların kalacağının net olarak tespit edilmek suretiyle,

             1 - Bunlarda ne tür     TARİHİ   BİLGİLERİN   YÜKLÜ   OLDUĞU ,

             2 - BU BİLGİLERİN UYGARLIK İÇİN NE DEĞER İFADE ETTİĞİ;

             3 - BUNLARIN TAŞINMALARININ MÜMKÜN OLUP OLMADIĞI;

             4 – TAŞINIRLARSA   ZARAR    GÖRÜP    GÖRMEYECEKLERİ,      

             5 - Ve hangi durumda   ÜSTÜN KAMU YARARININ BULUNDUĞU

  hususlarının tespiti, ancak konusunda uzman kişilerden oluşturulacak bir BİLİRKİŞİ HEYETİ ile mahallinde yapılacak KEŞİF ve BİLİRKİŞİ  İNCELEMESİ  ile mümkün olacağından ve 24.02.2012 tarihinde  baraj kapaklarının kapatılarak su tutumunun başlaması ile 12.12.2012 tarihinde barajın açılmasının programlandığı hususları da dikkate alındığında

TELAFİSİ MÜMKÜN OLMAYACAK ZARARLARIN DOĞACAĞI ŞÜPHESİZ OLUP;  MAHKEMESİNCE YERİNDE YAPILACAK KEŞİF SONRASINDA ancak YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMİ HAKKINDA KARAR VERİLMESİ GEREKİRKEN; DOSYA ÜZERİNDE YAPILAN İNCELEME SONUCUNDA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMİNİN REDDEDİLMESİNE, bilahare “ davanın red” ine karar verilmesinde   HUKUKSAL İSABET BULUNMAMAKTADIR   O nedenle Sayın Mahkemenize başvurmak zorunluluğu doğmuştur.

         Kaldı ki:Artvin’ e, Türkiye’ ye yakışır proje tekliflerimiz de vardır:       

PROJE 1



PROJE 2



PROJE 3



BERTA KÖPRÜSÜ YAPIM : SELÇUKLU-SALTUKLU (KARADENİZ’DE 3 GÖZLÜ TEK  KEMER KÖPRÜ)

                          TARİHTEN SİLEN : BİZ (T.C. KÜLTÜR // TURİZM BAKANLIĞI – Temmuz - 2012)




 

 

 

FERHATLI  KÖPRÜSÜ :   YAPIM : SELÇUKLU – SALTUKLU

                                    TARİHTEN SİLEN  : T.C. KÜLTÜR // TURİZM BAKANLIĞI  Ağustos – 2012









    BÜTÜN AMACIM  30  SENE SONRAKİ PİŞMANLIĞI, SANAT VE UYGARLIĞA KARŞI MAHÇUBİYETİMİZİN ÖNÜNE GEÇMEKTİR.

    GELECEKTE “ SIVANIN ALTINDAN 900  YILLIK TARİH ÇIKTI “ HABERİ İLE MUASİR MEDENİYET KARŞISINDA DÜŞÜLECEK UTANÇLIKTAN, ONA SEBEBİYET VERENLERİ KURTARMAKTIR.  A M A C I M   A S L A   B A R A J I  Ö N L E M E K  D E Ğ İ L D İ R.

    T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI TESCİLLİ TARİHİ ESERLERİMİZİN KURTARILMASI İÇİN YAPTIĞIMIZ BAŞVURUYA CEVAP VERMEYE TENEZZÜL ETMEZKEN MAHKEME KARARI ÜZERİNE İLK GÜNDEN AVUKATLIK ÜCRETİNİ İSTEMEKTEDİR. 



75 milyonluk Türkiye Cumhuriyetinde ben bu eserlerin 1/75 000 000 sahibiyim. Dünya ölçeği ele alınırsa çok daha az hisse bana isabet eder. Yüreğim susmamı engelliyor.  O NEDENLE ;

            Anılan nedenlerle davalı idarenin zimni ret kararının öncelikle yürütmenin durdurulması ve bilahare “ davanın kabulü” kararının verilmesi gerekirken aksi yönde verilen karara itiraz ederek Sayın Mahkemenize başvurmaktan başka çarem kalmamıştır.

 

Sonuç ve İstek : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerden dolayı   tarih – sanat - medeniyet göstergelerimizin önemli bir parçasını yansıtan tarih ve sanat gaspının önlenmesine, geçmişteki izlere taş dökmemeleri, dar gününde bizlere şahit olmaları için iklim, konum ve mesafeyi dikkate alarak en iyi şekilde gün yüzünde korunması talebi ile açtığım 2011/739 E. Sayılı davam ile ilgili olarak Rize İdare Mahkemesinin 22.11.2012 gün ve 2012/736 K. Sayısı ile oybirliği ile aldığı “ Davanın Reddine” kararının temyizen incelenerek bozulmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. 18/02/2013

                                                                                                           Zeki  KURT